Romana Rahle   

Dünyaya dair olanın pul pul döküldüğü,
Kalbine ait olanın tel tel açıldığı bir yerde,
eşikte...
İşte tam buradayken buluyor insan ne bulacaksa...
Bitmeden başlamıyor velhasıl kelam.
"Bittiysen başlayacaksın!" diyor Asiye de.
Bu noktada başlıyor roman, açılıyor rahle...

Şimdi biz susalım, sen anlat Asiye!
.

.

  Arka Kapak Yazısı                 

21. yüzyılın insanı bilim ve teknolojide benzeri görülmemiş bir ilerleme kaydetmiştir. Artık maddi açıdan arzu ettiği her şeye sahiptir. Fakat ne yazık ki sahip oldukları ona huzur ve mutluluk getirmemiştir. Çünkü tüm bu göz alıcı gelişmeler her geçen gün daha çok dışa yönelmesine ve gün geçtikçe öz gerçeğinden, iç âleminden ve maneviyatından daha çok uzaklaşmasına neden olmuştur. Oysa insan için özüne ve iç âlemine yönelip kendini tanımak, yaratılış programından kaynaklanan değişmez bir gerekliliktir. Ebedî huzuru ve mutluluğu da bu yönelişi ve tanımayı ne kadar gerçekleştirdiğine bağlıdır; maddi gelişimine değil. İnsanın maddi varlığı ve dünya yaşamı gelip geçicidir. Gelip geçici olan ise, manevi varlığı ile ebedî ve ölümsüz olana huzur ve mutluluk veremez.

Bu roman, dış dünyaya yönelerek bir çıkış yolu arayan mutsuz bir kadının, huzur ve mutluluğu ancak iç âlemine ve özüne yönelerek bulabilme sürecini anlatan bir hayat hikayesidir. Kitapta gösterilen hedef, doğaüstü ve mucizevî bir nokta değildir; her şey olağan seyrindeyken, tüm acıların ve ıstırabın bittiği ruhsal dinginlik noktasıdır, yani huzurdur. Bu nokta hiç kimse için uzak değildir. Belki küçük bir yönelim farkı ve bir bakış açısı değişikliğinde gizlidir, kim bilir? Bunu öğrenmek için romanı okumak gerekir.

    Kitaba Dair

Yayın Koordinatörü ve Editörü Erturan ELMAS'ın Önsözü

Kızı Asiye üç, oğlu Ümit altı aylıkken subay kocası şehit düşen genç bir kadın düşünün. Sonra da onun bir daha evlenmeden ve namusunu koruyarak hayat mücadelesi verdiğini hayal edin. Bu kutsal anne nice maddi-manevi zorluklar çekmiş ve çocuklarını büyütüp yetiştirebilmek için nice sıkıntılara katlanmıştır öyle değil mi?

Bu zorlu hayat mücadelesinin dram hâlini ise üniversite çağına gelmiş Asiye yaşayacaktır artık; çünkü o kutsal kadın kansere yenilmiş ve genç kız, askerî lise sınavlarını kazanan kardeşiyle beraber ortalıkta kalakalmıştır.

Sonrasında toyluktan kaynaklanan yanlış bir karar sonucu yanlış bir evlilik…

Ve Adin… Evliliği ne kadar yanlış da olsa genç kadını hayata bağlayan, güzeller güzeli biricik kız evlat…

Sevgiden yoksun bir yaşama, çekilen maddi sıkıntılara alkol ve aldatma eklenirse nasıl bir aile hayatı oluşur bir tahayyül edin.

Tüm bu süreçte kocasını alkolden koparıp onu Hak yoluna getirmeye çalışan, evinin maddi sıkıntılarına çareler arayıp bulan ve kızını büyütürken öksüz-yetim kardeşini de okutup evlendiren bir genç kadın… Asiye…

Ahlakı, fazileti, fedakârlığı, aile müessesesine olan saygısı onu bir sabır taşı abidesi hâline getirmiştir. Romandaki heyecan ve düşünsel zenginlikler tam burada başlıyor. Çünkü Asiye mizacına çok uygun olan ve iç dünyasına muhteşem güzellikler katan dinî bir akımla tanışmıştır: Tasavvuf.

Sonrasında sofilik yolunda ağır ve emin adımlarla yürürken irfan sahibi mürşitlerle tanışacak; Mekke, Kudüs gibi şehirlerde seyahat edecek; İslam’ın üçüncü kutsal şehri addettiği İstanbul’un sırlarına vakıf olacaktır.

Okuyucular bu eserde, çağdaş derviş Asiye’yle birlikte kutsal şehirlere yolculuk yaparken oldukça heyecanlanacak ve aynı zamanda dinî, tasavvufî konularda birçok bilgiye sahip olacaktır. Ayrıca atom çekirdeğinden galaksilere kadar birçok sırrın aydınlatıldığını görecektir.

Sade bir dille, yalın ve açık bir anlatımla, gerilim ve kültür öğeleri iyice harmanlanarak kaleme alınan bu romanın edebiyat dünyasında ses getireceği kuşkusuzdur.

~ Erturan Elmas ~

 Romanın tanıtımı için 26. bölümden bir alıntı:

ÇEKİM YASASI

(Konu "The Secret" isimli kitapla ilgilidir, okumak için yukarıdaki link üzerine tıklayınız.)

                    Telif Hakkı                      

Romanın tüm hakları, yazarı Ayşegül Samur'a aittir.

                 AŞK
Aşk, İbrahim'dir; nefsinin en sevdiği İsmail'den bile vazgeçen. (Halil'i)

Aşk, Musa'dır; kırk yıl çöllerde kendi göremeyeceği bir hedefe kavmini taşıyan. (Kelim'i)
Aşk, İsa'dır; açtığı hakikatlerin diyetini kurban olarak ödeyeceğini bile bile yine de anlatan. (Kınalı Kuzu'su)
Aşk, Muhammed'dir; her nefeste “Ümmetim, Ümmetim!” diye yanıp tutuşan. (Habib'i)

Sessiz Sözler'in son satırları:
Hz. Muhammed Mustafa (a.s.)’a dünyada Melik olmayı teklif etmişlerdi, ama O, “Bir yanıma Ay’ı diğer yanıma Güneş’i koysanız, yine de davamdan vazgeçmem.” demişti. Önüne dünyayı serdikleri hâlde tamah etmeyen O gönüller sultanının davası neydi acaba? Miraç günü Rabbi O’na manevi âlemin saltanatını sunup: “İste, verilecek!” demişti, ama O kendi için hiçbir şey istemeyip: “Ümmetim, Ümmetim!” demişti.

Neydi bu dava, AŞK mıydı yoksa?

Davası aşk olmayanın sonu ne olur acaba?

Bir adam Resulullah (s.a.v.)’e, "Ben seni seviyorum" deyince, Resulullah (s.a.v.): "Öyleyse fakirliğe hazırlan" buyurdu. Adam: "Ben Allah Teâlâ’yı da seviyorum" deyince Resulullah (s.a.v.): "O halde belaya da hazırlan" buyurdu. (Kaynak: Buhârî, Rikak. 41; Müslim, Zikir, 14,16,18; Tirmizî, Cenaiz, 67, Zühd , 6,; İbn. Mâce, Zühd,31;Nesai, Cenaiz, 20)

Çekemezsen gülün nazını, ne dikene dokun ne gülü incit! Sahrada Mecnun değilsen, ne Leyla'yı çağır, ne de çölü incit!

Mevlâna Celâleddin Rumî

  

Bu da geçer ya Hû!

Celâliyle zâhir olsa bu da geçer be yâ Hû
Cemâliyle ayan olsa bu da geçer, de yâ Hû

Bî-karardır felek dâim döner, durmaz hiçbir an
Dursa bir an, ne yer kalır ne gök kalır be yâ Hû

Kâhî zulmet, kâhi envâr bir bir ardın devreder
Kâhî lütuf, kâhi kahır O'ndan olur be yâ Hû

İmtihan için oluptur dâima neş'e azap
Sen seni bilmek içindir kahrı lütfu be yâ Hû

Fânîyâ vird-i dâim et bu sözü her zaman
Gece gündüz hatırından çıkmasın be yâ Hû

Celâliyle zâhir olsa bu da geçer be yâ Hû
Cemâliyle ayan olsa bu da geçer, de yâ Hû

Lütfi Filiz

                                                                         

Ayşegül Samur kimdir?

1964 İstanbul doğumludur. Aslen Konyalıdır ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır. Şu anda İstanbul'da ikamet etmektedir. İlgi alanı tasavvuf olup, Sessiz Sözler ilk romanıdır. Hiç bir kuruluşun, siyasi görüşün, derneğin ya da benzerlerinin yakını, sempatizanı veya üyesi değildir. O, hayatında sadece kızı, gönlünde ise sadece alemlerin Rabbi ALLAH olan samimi bir Müslüman'dır. İnsanlığını, kulluğunu ve ahlakını örnek aldığı tek şahsiyet, alemlere rahmet  olduğu bildirilen Allah resulü ve nebisi Hz. Muhammed Mustafa  aleyhisselam'dır.


Güncel

Son köşe yazım www.aysegulsamur.org adresindedir.

A.S.



28 AĞUSTOS 2010 tarihinde ÜSKÜDAR - BAĞLARBAŞI KÜLTÜR MERKEZİ'nde SESSİZ SÖZLER için yapılan İMZA GÜNÜ resimleri

http://www.aysegulsamur.org/imzagunu.htm

 

                        

İnternet Satış Noktaları

.

© 1 Haziran 2010 - Sessiz Sözler
Sayfa içeriği ve romanın tüm hakları, yazarı Ayşegül Samur'a aittir. İzinsiz internette, basın-yayın ya da radyo ve televizyon kuruluşlarında kullanılamaz, yayımlanamaz.